FİKRİN ÇOK DEĞERLİ

FİKRİN ÇOK DEĞERLİ

Yaratıcılık doğuştan herkeste var olduğu düşünülen bir yetenek olmakla beraber yaratıcılığın, esasında merak, bilgi, hayal gücü, biraz da cesaretle ilgisi var.

Önceden edindiğin bilgileri yeni bilgilerle birleştirme serüveni bir tutam, bir tutam da yeni fikirlere kapı açma…

Bilgiye ulaşmak istediğinde bir şekilde o bilgi ediniliyor. Esas soru “O bilgi farklı bilgilerle birleşebiliyor mu? Yaratıcı fikirlere, ürünlere, hizmetlere dönüşebiliyor mu?” olmalı. İşin özü iyi bir bilgi birikimi ve yeni bilgilerle bağlantılar kurma yolu. Var olan bilgiyi nakış gibi işleme… Ben kimim, nasıl biriyim, nelerden hoşlanırım, neleri iyi yaparım, çevrem ve kendim için neleri yapabilirim? Özümüz ipuçlarını bize verir. Uğraşımız her neyse; bu uğraşı için saatlerce zaman harcıyor ve çabalıyorsak; zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor ve işi yaparken de mutlu oluyorsak; ürettiğimiz iş hem bizi hem de başkalarını memnun ediyorsa, işte burada tutkuyla beceri birleşiyor demektir. Tutkuyla beceri birleştiğinde doğal olarak uğraşanı yeteneklerine götürecek, faydalı işler, o yeteneklerin zihinlerinden ve ellerinden çıkacaktır.

O yeteneklerden çıkanlar her gün yeni ürünlerle ve hizmetlerle karşımıza çıkıyor. Yazı yazdığım anda dahi birçok yenilik kayıtlara geçti bile. Becerisi ile tutkusunu birleştirenler atölyelerinde, laboratuvarlarda, müzik aletlerinin yanında, sporda, tuvalinin başında ya da klavyenin tuşlarında, çalışma masasında… durmadan çalışıp üretiyorlar.

Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, ekonomik seviyeleri değer yaratan ürünler ve hizmetlerle ölçülüyor. Topluma, insanlığa ve dünyaya ne kadar çok katma değer katan ürünün varsa ekonomik gücün o oranda artıyor. Ekonomik güçlenmenin, söz sahibi olmanın kilidi de inovatif düşünce (yenilik) aslında. Yüksek katma değerli ürünler yaratabilmemiz için yaratıcı düşünceye, girişimcilere ve inovatif fikirlere ihtiyacımız var.

Her şey hayalle, keşfetmekle, farklı düşünmekle başlar. Farklı düşünce dendiğinde yüzyıllar öncesinden Nasreddin Hoca aklıma gelir. Farklı bakış açısıyla yaratıcı düşünceye en güzel örneklerden biridir. Eşeğe ters binen, göle maya çalan, tarifi bende fıkralarıyla.. Hoca aslında, elindeki seçenekleri değerlendirip problemi çözüyor; nükteli sözleriyle de hem güldürüyor hem düşündürüyordu. O yüzyıldan farklı bakış açısının ne kadar değerli olduğunun da altını çiziyordu.

Günümüzde de farklı bakış açılarından oluşan o fikirler ürün, hizmet, pazarlama ve organizasyon olarak karşımıza çıkıyor. Yaratıcı düşünme sürecini hayatımıza ne kadar katabilirsek değer yaratan ürünlerimizi ve hizmetlerimizi de o kadar çok hayatımızda görmemiz mümkün olabilir. Küçük yaşlardan itibaren kazanılan bu beceriler, her dönemde farkındalık yaratacak, hayata değer katacak ürün ve hizmetlerin üretiminde her zaman bir yol haritası, pusula olacaktır.

Farklılıklarımız zenginliğimiz. Hep birlikte bu süreci kucaklayarak güzel yarınlara katkıda bulunalım.

Arzu URGAN Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni/Bursa İnovasyon Merkezi Eğitmeni